Melek Ve Şehzade'nin Hikâyesi

2010-10-15 08:30:00

  MELEK VE ŞEHZADE’NİN HİKÂYESİ OYHAN HASAN BILDIRKİ            Oh, Tanrım!.. Bu bekleyişim ne zaman bitecek? Onu, onsuz yaşamak güç! Güller henüz tomurcuk, papatyalar da henüz uyumakta. Biliyorum, içimdeki inanç bu: Kırmızı güller çatlarken, papatyalarla bir gelecek o… Her yaprak kopuşunda; “gelecek” çıkmıyor mu?.. GELECEK İŞTE, PAPATYALARLA BİR GELECEK O!                    Oh, Tanrım!.. Bu bekleyişim ne zaman bitecek? Onu, onsuz yaşamak güç! Güller henüz tomurcuk, papatyalar da henüz uyumakta. Biliyorum, içimdeki inanç bu: Kırmızı güller çatlarken, papatyalarla bir gelecek o… Her yaprak kopuşunda; “gelecek” çıkmıyor mu?.. GELECEK İŞTE, PAPATYALARLA BİR GELECEK O!         Oyhan Hasan Bıldırki Devamı

Her Şey Anılarda Güzeldir

2010-10-09 08:23:00

BİR MELEĞİN VARSA EĞER GERÇEKTEN ONUN İÇİN ŞEHZADELERİN EN YÜCESİSİN SEN       1.       1       Her şey anılarda güzeldir, her şey anılarda acıdır! Anılar bir at başı, biz de zamanla yarış içindeyiz.Kaybetmek kadar kazanmak, kazanmak kadar kaybetmekte kutsaldır. Kişi, kutsal bir savaş içinde. Ya zaman, ya kişi? Elbet bir kazanan çıkacak bu oyundan, her oyunun sonunda olduğu gibi!       Çok çektim… Acılar, hor görülmelerle dolu ömrüm. İçine kapanık biri oluşum öldürüyor beni!..Yaşamayı duyuyorum doludizgin içimde. Ama sevincim boğazımda düğüm düğüm! Gülüşüm bile ters açıdan yorumlanıyor.Yoksa yapayalnız mıyım bu hayat selinde?       2       Başımda ağrılar, neye baksam kara. Gözlerimde hüzün, kalbimde bir ateş apacı! Zehir-zıkkım yediğim, içtiğim. Ölümden korkuyorum. Bu dünya, bu kişiler arasında oluş, ne güzel? Bir de şu yalnızlığım olmasa.Yıllardır beni anlayacak bir ruha hasretim. Gözlerim daima ümit dolu. Ancak her dönemeç sonu, ümitler sönmeye mahkûm! Oysa insan, ümitler yaşadıkça mutludur, ümitler yeşerdikçe yaşamaz mı dersiniz?       İsyan içindeyim. Nedeni ne, bilmiyorum. Bir bilinmez çelişkiler kaplamış aklımı. Tatlı, bir anda acılaşıyor gözümde, henüz nedenini anlamadan. Yaşamak bu kadar zor mu?       3       Ateşler içindeyim… Hoca durmaksızın konuşuyor, bize bir şeyler verebilmenin çabasında. Sınıfımızda herkes mutlu, onlara uymak zor! Aynı havayı soluduğum bu kişilere neden yabancıyım?  &... Devamı

Har Şey Anılarda Güzeldir

2010-09-07 08:17:00

BİR MELEĞİN VARSA EĞER GERÇEKTEN ONUN İÇİN ŞEHZADELERİN EN YÜCESİSİN SEN       1.       1       Her şey anılarda güzeldir, her şey anılarda acıdır! Anılar bir at başı, biz de zamanla yarış içindeyiz.Kaybetmek kadar kazanmak, kazanmak kadar kaybetmekte kutsaldır. Kişi, kutsal bir savaş içinde. Ya zaman, ya kişi? Elbet bir kazanan çıkacak bu oyundan, her oyunun sonunda olduğu gibi!       Çok çektim… Acılar, hor görülmelerle dolu ömrüm. İçine kapanık biri oluşum öldürüyor beni!..Yaşamayı duyuyorum doludizgin içimde. Ama sevincim boğazımda düğüm düğüm! Gülüşüm bile ters açıdan yorumlanıyor.Yoksa yapayalnız mıyım bu hayat selinde?       2       Başımda ağrılar, neye baksam kara. Gözlerimde hüzün, kalbimde bir ateş apacı! Zehir-zıkkım yediğim, içtiğim. Ölümden korkuyorum. Bu dünya, bu kişiler arasında oluş, ne güzel? Bir de şu yalnızlığım olmasa.Yıllardır beni anlayacak bir ruha hasretim. Gözlerim daima ümit dolu. Ancak her dönemeç sonu, ümitler sönmeye mahkûm! Oysa insan, ümitler yaşadıkça mutludur, ümitler yeşerdikçe yaşamaz mı dersiniz?       İsyan içindeyim. Nedeni ne, bilmiyorum. Bir bilinmez çelişkiler kaplamış aklımı. Tatlı, bir anda acılaşıyor gözümde, henüz nedenini anlamadan. Yaşamak bu kadar zor mu?       3       Ateşler içindeyim… Hoca durmaksızın konuşuyor, bize bir şeyler verebilmenin çabasında. Sınıfımızda herkes mutlu, onlara uymak zor! Aynı havayı soluduğum bu kişilere neden yabancıyım?  &... Devamı

Kaderim O, Benim...

2010-10-05 08:15:00

BİRİNCİ BÖLÜM           1       Gece, daha iki kere duydum o acıyı damarlarımda. Sanki hayâl gibi, sanki gerçek değil, beyaz bir siluet yaklaşıyor bana, bir şeyler diyor. Sonra kıvrandıran bir acı damarlarımda. Sonra yeniden dalış mana âlemine, gerçeğe dönüş!       Güneş henüz doğmadı… Tanyeri kıpkızıl, içimde yine eziklik. Birazdan gün açacak, caddelerde öğrenciler olacak. O, farkında olunmadan yaşanılan büyük heyecan yeniden başlayacak, sınıftaki yerim boş kalacak. Benim de var dostlarım, onlar soracak meraklı gözlerle, boş kalmış yerim konuşmayacak…        2       Bıktım artık o beyaz siluetten… Canımı acıtıyor, istemiyorum.       Dostlarım geliyor, koğuşun başından seslerini duyuyorum. Yaşamak denilen şey, yeniden filiz veriyor içimde, ölüm denen boşluğa da yeni bir düğüm atıyor.        3       Günler gelip geçiyor… Zaman bir su gibi akmakta. Her şeyi seviyorum, hatta uzamış sakallarımı bile. Bu şiirler ne güzel… Her şiirde biraz daha yaklaşıyorum ona, o kutsal inancıma! Ama o nedir, nasıl bir şeydir, güzel mi, çirkin mi? Bilmiyorum…       Manada güzel olsun!       Manada güzel olsun yeter!       Manada…       Her güzel şey, onun eseri olsun istiyorum. Ellerini uzatsın bana, bilinmez ülkelerden; rüzgâr olsun, alnımı okşasın, saçlarımı dağıtsın. Yağmur olsun, ruhumu ıslatsın… Zaman olsun, beni zincire vuran duygularımı alıp götürsün. Yeni dünya... Devamı

Papatyaların Açmasına Az Kaldı

2010-10-03 08:11:00

        1       O, hâlâ yok… Neden bu? Yaşamayı da sevmiyorum. Öyle sebepsiz kaygılar da yok. Kırmızı güllerin çatlamasına, papatyaların açmasına ne kaldı? Kutsal inanca az kaldı, içimde sanki o. Belki benimle gülüyor, belki de göz göze geliyoruz saatlerce. Aynı şeyleri seviyoruz, aynı şarkıda gizli ümidimiz, aynı şarkıya ağlıyoruz!       Herkesle konuşuyorum artık. Şimdi yeni dostlar edindim. O yakınımda, o! Ama kim? Neyin nesi, manada güzel mi? Ya bu sevincim nereden geliyor? Kalbimdeki buhurdanlar da yanmaya başladı. Şiirlerim öyle güzel. Bütün beyin hücrelerimde o. Gözlerimde onun gülüşü, kulaklarımda onun sesi var!       2       Yağmurlar yağıyor, delice! Beklenenler yağmur sonu gelir, ümitler doğarmış. Saçlarım ıslak, caddeler boyu dolaşan insanlar telâşlı. Bulutlar gümbür gümbür. Balat yakası şimşek üstüne şimşek çakıyor! Yağmurlar yağıyor, delice…       Toprak ne güzel kokuyor, böyle?       Dağlar yeşile bürünmüş, kırmızı güller çatlıyor, papatyalar henüz tomurcuktalar! Çiftçiler bir güzel yarıyorlar toprağı, sularda bir coşkunluk, gökler hep mavi… Her şey güzel! Velhasıl, yaşamak ne tatlı!       Oyhan Hasan Bıldırki       3       Her gün yeni bir umut doğuyor içime. Edebiyata delice aşık bir genç kızla tanışıyorum. Saçlarında papatyalar var. O ne? Gözlerime inanamıyorum; papatyalar da açmış işte! Artık yalnız değilim…       Yeşile tutkunluğum baş... Devamı

"Senede Bir Gün" Şarkımız

2010-10-01 08:08:00

        1       Onu anlayamıyorum bir türlü. Bugün, ilk kavgamız oldu. Ona ait bir mektubu okudum. İyi bir şey değil bu! Artık her şey bitti, henüz daha başlamadan. Kırmızı gülün tomurcukken solması, ne kadar da acı değil mi?       Çaresiz ve karamsarım. O gülen adam ben değilim, yine eskiye döndüm. Tüm kişilerden de nefret ediyorum, ama kişilerin suçu ne?       O varken her şey güzeldi, mutluydum.       Ama şimdi gitti, bitti her şey…       Gerçek miydi, rüyâ mıydı?       Anlayamadım!       10 Mayıs 1966       1       Hayır, hayır! Yine birlikteyiz işte. Hiçbir şey değişmemiş. Bana “günaydın” deyince, rüyâlar benim oldu. Bebeğine yeniden kavuşan bir çocuk kadar sevinçliyim. Onunla olmak ne güzel? Bizim caddede birlikte yürüdük yine. “O çeşme”yi de geride bıraktık, “o nokta”da dostça ayrıldık.       11 Mayıs 1966       1       “Senede bir gün” şarkımız. Okulun son günleri. Bir kere daha ondan ayrılmak, çok acı! Zorluyor beni. İlk Düşen Ak’ın yanında ağlamış, beni sevdiğini de söylemiş.       Onu çok seviyorum, oysa biliyor bunu…       2       Ona bir mektup yazdım. Yüreğime garip bir duygu çöktü, korkuyorum. “Sana, seni seviyorum dediğim an, seni kaybetmiş olacağım.”       Bu inanç, ah bu inanç, ne... Devamı

"Gönlümde Açmadan Solmamalısın Sen!"

2010-09-30 08:06:00

  Uğur Mumcu Parkı – SÖKE             İKİNCİ BÖLÜM       2.       1       Senden çok uzaklardayım, meleğim! Ama bil, zamanımı seninle ayarladım. Artık neye baksam, neye dokunsam, neyi tutsam, hep seni görüyorum. Oysa bu çiçekler seninle daha bir güzelleşecek, bu çiçeklerde aşkımız ebedîleşecek…       Papatyalarla dolu çevrem. Kırlara açılıyorum, papatya topluyorum demet demet. Her çiçekte seni bulmamak ne mümkün?.. Anladım, sen her şeyden güzelsin. Yüreğimde ışıksın alev alev yanan!       Fazla bekletmeyeceğim seni. Her yolun sonundan sana geleceğime söz vermiştim. Geliyorum işte, artık hiçbir şey tutamaz beni. Geliyorum işte, beni bekliyor musun?       2       İçimde seni görememenin endişesi… Enstitü Parkı’ndayım, aynı masada. Tüm saatler 1′e 5 var! Oysa, neden yoksun sen? Neden şimdi ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde değil?       Yoksa beni sevmiyor musun?       Yapayalnızım, bizim kent bomboş. Sen yoksun diye, her şey acı, her şey yabancı. Deli-dolu içmeyi düşünüyorum. Yoo, hayır! Sana söz vermiştim, o zıkkımı bir daha içmeyeceğim diye. Hadi gel artık meleğim, ne olursun gel!       Sana muhtacım ben, gözlerine mahkûmum!       Oysa beni sen çağırmıştın, kaderim de beni çağırmıştı. Ama neden yoksun sen? Gözlerimin yaşına da aldırmıyorum, kim bilir kaçıncı senfonide takılı kaldı aklım? Kim bilir kaçıncı senfoni yaraladı beni? ... Devamı

O, Artık Seninleyim

2010-09-28 08:04:00

      1       Oh, artık seninleyim. Yine sen varsın yanımda, yakınımda. Her sabah bana; “Günaydın.” diyorsun, o caddeyi beraber geçiyoruz. Öylesine çok mutluyum, bir bilsen…       2       Görüyorsun ya, sen varsın diye çiçekler daha bir güzel. Sen varsın diye bu mutlu oluşum. Bugün bana geleceksin, bekliyorum…       Bir bilinmez heyecanlar sardı beni. O ne? Gözlerime inanamıyorum. İşte, meleğim yanı başımda. Bu, ne güzellik böyle? Saçlarını benim için salmışsın, biliyorum. Yan yanayız, ellerin ellerimde. Gözlerime bakıyorsun, gözlerinde endişeler… “Seni seviyorum, bir ömür boyu seveceğim!” diyorum. Gözlerindeki endişeler dağlıyor, ellerim saçlarında, yemin ediyoruz!       27 Temmuz 1966       1       Çok merak ediyorum, meleğim! “Seninle en ücra bir köşede, bir kulübede bile yaşarım!” diyorsun… Gerçek mi bu? Sen, ellerine kına yakabilir misin? Sen, inek sağabilir misin? Sen, yayık dövebilir misin? Ocağında duman tütsün diye kış günleri, tezek yapıştırabilir misin?       2       “Erkeğim” diye başlıyorsun mektubunda.       “Sana bütün varlığımla bağlıyım, sensiz olamam. N’olur beni yalnız bırakma. Hep yanımda ol, e mi?”       Yeter ki sen iste, be meleğim. Aşkın bana güç verdi, kuvvetliyim. Sen de yanımdasın işte. Sana şiirler okuyorum, gelecekten bahsediyoruz, yemeğimi de pişiriyorsun.       Oh, bu saadet ne güzel?  &nb... Devamı

Kalbimde Bir Ateş Yanıyor Senin Adına

2010-09-27 07:46:00

              1        Ruhum, biricik varlığım, meleğim!        Bu gözlerimdeki mutluluk senden geliyor. Hoş üzüldüğüm anlar oluyor olmasına, ama mutluluğum bir güneş, yanında mum ne ki? Belki bir aptallık yapabilirim, ama nasıl biliyor musun? Seni sevmemekle…        İçindeki inançsızlığı da at artık! Senden başka kimim var benim, ha? Ya sana inanışım neden, Tanrı’ma inandığım kadar? Gönlümün sultanı sensin, ebediyyen de sen kalacaksın… Büyük kentlerin kızları süslü pabuç gibidir, göz alıcılıkları da hoşuma gitmez. İhtilâle değil, zafere doğru gideceğiz. Sensiz geçen günlerim bana üzüntü veriyor ama onlar da sanki zafere bir gün daha yaklaştığımızı muştular gibi!        “Mühür kimde ise, Süleyman da odur…” derler ya, mühür hep sende kalacak.        Kalbimde bir ateş yanıyor, senin adına! Bu ateşin sönüşü, ölümüm olacaktır, bilmelisin! Ölmez bir aşk var kalbimde senden yana. Seni delicesine seviyorum, biliyorsun hep.        Sensiz yaşayamam ben.        2        Ne olur bana inan sevgilim. Bana olan bu inançsızlığın neden? Senden başka bir teorem tanımıyorum ben!        Hoş, seni tanıdıktan sonra, sendeki ruh güzelliğini anlamamak elde mi?        Yağmurlar yağsa bile, sana geleceğim, ellerimde de yağmur çiçekleri!        Unutulmak çalarsa kapımızı, ne olur bilir misin? Taş üstüne taş kalm... Devamı

Anılarımız Yeniden Ayaklanıyor Mu Ne?

2010-09-26 07:43:00

              “Nöbet şekerimi ezenim yok        İnce tülbentlerden süzenim yok        Neyleyim sarayı, neyleyim köşkü        İçinde salınıp gezenim yok…”          Liliyâr!        Yine sen, yine sen, hep sen… Kanımda seni duyuyorum yine. Bütün hücrelerime sen sinmişsin! Gözlerim gözlerine mıhlanmış, avuçlarımda sen varsın!        Ve bak… Eskiden olduğu gibi yine, sizin oradan geçiyorum. Birini beklediğin belli, ama kimi? Onu mu? O çok mu seviyor seni, ha? Onun için mi kapadın pencereni?        Biliyorum… Sen beni sevsen bile, seni bana vermezler. Kendin de başka bir riske giremezsin. Kaçalım desem, peşime düşemezsin! Oysa sana kızmaya hiç, ama hiç hakkım yok! Ama ne yapayım?.. İçimden geleni yapıyorum ben, yüreğimden süzüleni!.. Kalbimin sesi de öyle diyor, git diyor!        Ve sen… Bir gün balkonda olsan yine. Gözlerimin içine baksan, gülümsesen bana yeniden, dünya sultanlığından yüce bir şey olurdu, bu! Ah o günler… Neden böyle çabuk geçtiler, ha? Ne vardı sanki kanatlanıp uçacaklar birer birer? Bu aynalardaki gülen adam ben değilim, sanki bir başkası o, tanımadığım, bilmediğim bir yabancı…        Aşka, sevdaya ve sana muhtaç!        Saat yirmi dördü çoktan geçti! Beni sevdiğine emin olduğum halde, gözlerimde endişeler, yaşlar… Her yer, her taraf sus-pus! Yalnı... Devamı

Sımsıkı Tut Beni

2010-09-25 07:41:00

       1        Günaydın Canım,        O siyah önlüklü, saçı iki örgülü ve papatya tokalı liseli genç kız var ya, gece rüyâmda bizim yolda o kadar bekletti ki beni…        Okul çıkışı birlikte gidebileceğimizi söyledi, sonra yolunu değiştiriverdi.        Fakat sen, başkasın canım. Kırmızı kuşun demediğini sana aktarayım: “Bir gün mutlaka…”        20 Mart 2006        Oyhan Hasan Bıldırki        2        Bence o siyah önlüklü, saçları örgülü kız büyüdü, olgunlaştı, hayatın kıymetini öğrendi. Hayatı eziklikler ve yalnızlık içinde geçti. Kitaplardan başka arkadaşı olmadığı için çok hüzünlü yaşadı ve kendisini ihtiyacı olan hasta ve yaşlılara adadı. Bu nedenle de çok olgunlaştı. Sevgiyi alınca, vermesini öğrendi. Cömertçe dağıtmıyor sevgisini artık. Ve öyle şımarık da değil etrafında deli gibi dönenlerden. Sadece hangisi ciddi, hangisi yürekten seviyorsa, onu seçiyor o siyah önlüklüyken büyüyerek olgunlaşan kadın… Saçları hafif ağarmış, boyamasa tuz ve karabiber gibi karışık aklıktan ama hâlâ bakımlı yüzü, hâlâ anlamlı gülümsemesi. Eskisi gibi sık sık, kahkaha atmıyor; önce düşünüyor, sonra nazikçe tebessüm ediyor, sonra karşısındakinin gözlerine bakarak o kişinin içini okuyor ve böylece ona hakiki değer vereni seçiyor… Bu kadın artık kendini geçindiren olduğu için ne para... Devamı

Gönül Kalene Kapat Beni

2010-09-24 07:39:00

              Bütün bulutlar tek tek bırakıp gittiler. Beklediğim yağmur, yağmadı.        Susuzum. Sanki çöldeyim, meleğimi arıyorum.        Oh, yanılıyor muyum acaba? Önümde oluklarından gürül gürül akan bir çeşme duruyor. Serap mı görüyorum, ne?        Haydi meleğim, ellerini sür gözlerime. Uyandır beni!        Baktım, güneşin dünkü hüznü; sevince bırakmış yerini. “Günaydın”ını aldım. Susuz gönlüm, “günaydın”la yetinmeyecek besbelli. Akıp giden güneşin ardından koştum. Seslendim: “Güneşim, bulut topla benim için. Susuzum! ” dedim.        Haydi meleğim, bulut ol, kapat göğün bütün katlarını. Suya kandır beni!        Sonbahar yapraklarını kıskandırırcasına, bin bir renkli iki kelebek, çiçekten çiçeğe konuyor, kanatlanıp yeniden uçuyor. Besbelli yüreklerinde sevda ateşi var. Söndürecek rüzgâr arıyorlar.        Ey delişmen rüzgâr, es artık, çık ortaya. Yüreğimde yangın var.        Haydi meleğim, es artık. Dağ mıdır, okyanus mudur ne varsa önünde, hepsini aş da gel! Serinlet bağrımı! Sevgiye kandır beni!        Bahçemdeki çılgın bülbül, hasret şarkıların ne zamana kadar sürecek? Ne zaman mutluluk demlerine başlayacaksın? Ne zaman gönül verdiğin “gül”ün, sana boyun eğecek? Boyun eğmek, esaret demek belki de…        Haydi gel m... Devamı

Tutabilseydin Ellerimi

2010-09-23 07:38:00

      1       “Değme, dalında şakısın bülbülün       Şiir şiir indir onu yüreğine       Her şafakta sevdalı güller gibi açsın       Rengi düşsün yanaklarına       Sonsuza kadar.”         Oyhan,       Yazış tarzın çok enerjik, ümit dolu, ama aynı anda melankoliye yaklaşık olmasına değin, dokunmadan uçuşan sıcacık bir ses tonuna büründü.       Ve ben çok memnunum bundan. Eskisi gibi ağlamalar, kadere lanetler yok, kendine acımayı unutuverdin gitti.       Ama bazen sessizce bana Tarancı’yı hatırlatıyorsan da hemen sonrası, modern bir Yunus olarak karşıma çıkıyorsun:       ”Şiir olur umudum yüreğime yağar “       ”Şiir çisem çisem yüreğime yağar”       Ümit Yaşar’ı yansıtıyor derken, bir bakıyorum Atilla İlhan olmuşsun.       Hayır canım!       Bu, Oyhan işte… Yeni üslubuyla 365 derece dönüşen, ağlamaktan umuda atlayan, hayâllerini şiirinde gerçekleştirirken okuyucusuna da yaşatan, yepyeni bir şair oldun; sanki yeniden doğdun…       Yaz! estikçe, içine doğdukça, unutmadan, ihmal etmeden, üşenmeden ve ümitlerine her sarılışında durmadan yaz…       Biliyorsun: “Şimdi bunu ben de yazarım, okurum!” diye dudak bükenler olduğu gibi “Ne kadar güzel yazmış…... Devamı

Aynı Yolda

2010-09-21 10:24:00

            Yürümek, aynı yolda olmak…       Yürümek, ikimizin de en büyük arzusu.       Aynı yolda olmak, bir ömrü beraber yaşamak, aynı yastığı paylaşmak, muhteşem bir şey değil mi?       Bu yolda, sonu gelmeyecek olan bütün şarkılarımı senin için söylüyorum. Şiirlerimize düşmüş ümit parıltıları, geceden rengini almış endişelerimiz, gökkuşağı gibi çok renkli sevdaya açık yüreklerimiz bu yolun eseri.       Yürümek, aynı yolda olmak.       - “Bir ara ümitsizliğe kapılmıştım ben.”       - “A! O bende olurdu hep. Şimdi sana bulaşmış.”       - “Ah, Polyanna… Ömrünün özeti bu senin…       Kulaklarımda sesin. Yanaklarımda nefesin.       Seninleyim hayatım.”       - “Yanımdasın da bir türlü elini uzatıp elimi tutmuyorsun.       Varsın ama var olduğunu saklar gibisin.       Biliyorum, biliyorum ki benimle değilsin,       Benimle değilsin kuralların esir ettiği şairim.”       - “Yanındayım dedim ya…”       - “Hani senin masalların vardı bir varmış, bir yokmuşla biten?       Ben galiba o masalların kahramanıyım.”       - “Bir de tekir kedi. Hatırladın mı?”       - “Sonra güvercinler?”    &nb... Devamı

Yalnız Değilim Sevdiğim, Seninleyim

2010-09-21 10:22:00

       Yağmur yüklü bulutların altında kalakaldım yine. Üstelik yanımda şemsiyem de yok. Güneş, kıştan ilkbahara doğru koşturuyor. Oysa ben kaderimdir diye bellediğim yolun kenarında öylece bakıp duruyorum.        Bazılarının adını ve dilini bilmediğim sayısız kuşlar, senin haberlerini getiriyorlar bana. Rüzgâr, kokunu taşıyor. Biliyorum, o kuşlarla bu rüzgârın hakkını ödeyemem ben. Üstelik iki şeye yanıyorum; ne kuşbazın oldum, ne rüzgârın… Öyle olsaydım bütün kuşların dilinden anlar, onların kulaklarına fısıldadığın sözlerinin tamamını karşılayan şiirlerimi estirirdim kalbin güçlensin diye.        Geceden gündüze, karakıştan yaza; kader yolumun başında duruyorum ben. Gönüllü nöbetçiyim. Bu nöbetim gelişine kadar sürecek… Dakika bile olsa, kaderimin bana çizdiği bu yoldan asla ayrılamam.        Çünkü gelmeyen günün, kader soframa neler doğrayacağını bilemem. Bu yüzden dakika bile olsa, kaderimin bana çizdiği bu yoldan asla ayrılamam. Bakarsın gelip de beni bulamayacağın bir vakte düşersin… Eylül hüznünü bir kere daha yaşamak istemiyorum ben.        Aklımdasın. Sevgiyle süslenmiş anılarımızı yüklenmiş günlerimizin tamamını kalbimde taşıyorum.        Kulaklarımdaki sesin, odamdaki kokunla yaşıyorum.        Güneş ve dolunay, deniz ve ufuk, saman yolundaki sayısız yıldızlar, bin bir renkli kelebekler ve doyumsuz çiçekler, senden sayısız izler taşıyor.        Yalnız değilim sevdiğim, seninleyim.        ... Devamı